INEGÖL GÜNDÜZLÜ KÖYÜ VE OYLAT
  BUGDAY EKIMI
 
BUGDAY EKIMI


Köyümüzün mevsimlik uğraşilarından ve ana geçim kaynaklarından birisi de Budey ya da “ekin” dediğimiz buğdaydır. Buğdayı köy halkı ihtiyacı miktarınca yani yıllık tüketeceği miktarda yetiştirir.

Buğday temel gıda olan ekmeğin hammaddesidir. Köyde buğday unundan ekmek yapımından başka buğdaydan birçok yemekler de yapılmaktadır. İlk aklıma gelenleri keşkek, pilav, nişasta yapilir.Unundan Yufka, Ekmek,Bazlama, Börek, , gibi ekmekler yapilir.

Bunlar yapılmadan evvel elekten geçirilen undan çikan kepek kısımlarından da sığırlar ve köpekler için de Yal yapılır. Değirmenden gelen unun elenmesiyle elde edilen bu kepek temelde hayvan yemi olarak kullanılır. Kullanılan elek cinsine göre ortaya çikan kepek miktarı değişmektedir. “Yoğun elek” ile elenirken daha az kepek elde edilirken son yıllarda “ince elek” ile elenen unlardan daha fazla kepek elde edilmektedir.

Kasım ve Aralık aylarında yapılan ekim Temmuz ayında hasat edilir. Buğdayın taneleri bu şekilde kullanılırken, sapları da saman olarak hayvan yemliğinde kullanılmaktadır. Köyde inşaat teknolojisi bu kadar gelişmeden evvel saman aynı zamanda bir inşaat malzemesi olarak kullanılmaktaydı. Ak toprak dediğimiz, kireci bol toprak, suyla karıştırılıp yoğrulurken içine bir miktar da saman katılarak sağlamlığı artırılırdı. Bu harç ile duvarlar örülürken aynı zamanda sıva harcı için de kullanılırdı. Bol samanlı harç ile sıvanmış ev duvarlarında yer yer açığa çikan samanlar binaya ayrı bir renk ve ilginç bir desen katardı.

Temmuz güneşi başakları olgunlaştırıp altın sarısına döndürdüğünde Harman zamani gelmiş demektir.Eskiden Kosa veya Orakla bicim yapilirdi simdi Patosla yapiliyor 1 günde bitiyor.

Temmuz’un o kavurucu sarı sıcağına aldırmaksızın, güneş altında gün boyu süren buğday hasadı biçilen saplar biçildiği yere desteler halinde bırakılır. Birkaç gün güneş altinda sapların solup kuruması beklenir.

Birkaç gün sonra da bunlar harmana yığın yapılır. Tıpkı bir kubbeyi andıran bu yığın yapma işi de ayrı bir sanat işiydi. Öyle ki, bu yığın harman sürmeye kadar bekleyecek olan buğdayların bu süre içersinde ıslanıp çürümelerini önleyecektir.

Köy yerinde en hareketli günler belki de biçilen ekinlerin öküz arabalarıyla köyümüzde harmanlar denilen mevkiye taşinmasıydı. Yine en önde öküz arabaları vardır.Urgan takılan arabalara tarlada, ekin bağları özel bir istifleme sistemiyle yığılır, urganla bağlanıp, iyice sıkılaştırılır. Buğday bağları yüklü arabalar yola koyulduğunda rampa olsun, düz yol olsun fark etmez kendisine has gicirtisiyla etrafa adeta bir müzik ziyafeti çekerler.
Süleyman Tellioglu ve Süleyman Tur'a tesekkür ederim.

Buğday ekmenin asıl zor yanı harmanda yaşanmaktadır. Asıl olan buğday tanelerinin başaktan ayrılarak ambara konmasıdır. Bu iş eskiden DÖGEN ler vasıtasıyla harman yerinde hava şartları da göz önüne alınarak günlerce süren uğraşilarla yapılırken şimdi Patos denilen makinelerle 2-3 saatte bitirilmektedir.



İyi, iri ve dolgun taneler bu iş için seçilmektedir. Bu arada keşkeklik ya da bulgurluk buğdayın da tam seçim zamanıdır.
BU VIDEO ICIN EFSUSLU'ya tesekkür ederim.

Harman sürme işinin akabinde sıra buğday yıkama işine gelmektedir. Değirmene gitmeden önce bütün ekinler suyu bol akan bir dereye kurulan özel bir düzenekle bir güzel yıkanır. Bu yıkama esnasında buğday toz topraktan arındırılırken aynı zamanda içinde bulunan yabani ot ve fiğ gibi yabancı madde tohumlarının da ayrılması sağlanırdı.

Bereket, buğday tohumları fiğ tohumlarından daha ağır olup dibe çöktügü için yıkama esnasında su yüzünde kalan fiğ tohumları rahatlıkla yıkama esnasında buğdaydan ayrılir.

Dere ve çaylarda yıkanan buğday taneleri keçi kılından ya da keten ipinden örülmüs kilimler üstünde güneşe serilerek kurutulurdu. Ekinin bu kilimler üzerine serilmesine Sergi denirdi. Gün boyunca sergideki buğday sürekli karıştırılarak iyice kuruması sağlanırdı.

Yıkanıp kurutulan buğdayın son yolculuğu ise değirmenlere idi. Genellikle gidilen Köyümüz deki 2 değirmenden başka Komsu köylerdede degirmenler gidikir veya Inegöl‚deki yeni degirmene götürülürdü, Köyümüzdeki degirmenler su degirmeniydi.

Hatta Fikret Hakanin Oynadigi MURAT‘IN TÜRKÜSÜ babamin dayisinin degirmeninde cevrilmistir.

Not: O resimde gördügünüz bakracla harmana cok yemek veya Tarhana corbasi tasidim.Yanindada Domates salatasi soganli,biberli.

 
  Bugün 44244 ziyaretçi (93814 klik) kişi ziyaret etti ***KÖYÜMÜZE HOS GELDINIZ**KÖYÜMÜZÜN MUHTARI ** CAHIT ÖZDEMIR ** ***KÖYÜMÜZÜN MUHTARI** CAHIT ÖZDEMIR ***** KÖYÜMÜZÜN MUHTARI *** CAHIT ÖZDEMIR****  
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=
Image and video hosting by TinyPic